Yeni deneysel ilaç trigliseridi yüzde 80 düşürdü
Şiddetli hipertrigliseridemi, kandaki trigliseridlerin 500 mg/dL üzerindeki seviyelerle ölçülen durumdur ve bu yüksek düzeyler akut pankreatit riskini artırır. 2026 yılında Münih’te düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) konferansında sunulan sonuçlara göre, 24 ülkede yürütülen SHASTA‑3 ve SHASTA‑4 adlı iki faz‑3 çalışmasında toplam 757 hasta (ortalama yaş 53 yıl) yer aldı. Hastalar üç ayda bir deri altı enjeksiyonla 25 mg plozasiran veya plasebo aldı. Bir yılın sonunda, plozasiran grubunda trigliserid seviyeleri SHASTA‑3’te %79, SHASTA‑4’te ise %81 düşerken, plasebo grubunda düşüş %27 civarındaydı.
Aynı çalışmalar, plozasiranın akut pankreatit olayları üzerindeki etkisini de ortaya koydu. Plozasiran kullanan hastalarda akut pankreatit sıklığı plaseboya göre %78 daha az görülmüştür. Trigliserid seviyesi 880 mg/dL’nin üzerinde olan ve önce akut pankreatit geçirmiş yüksek riskli hastalarda ise plozasiran alanlarda pankreatit vakası rapor edilmedi; bu durum plaseboya kıyasla %100 azalma olarak bildirildi, ancak alt grup küçük olduğu için tüm vakaların önlenmesi anlamına gelmez.
Plozasiran, RNA girişimi (RNA interference) tekniğiyle APOC3 proteininin üretimini azaltmayı hedefler. APOC3, trigliseridlerin kanda işlenmesinde kritik rol oynar; seviyenin düşürülmesiyle yağların daha hızlı temizlenmesi amaçlanır. Prof. Gerald Watts, mevcut tedavilerin şiddetli hipertrigliseridemi hastalarında yeterli olmadığını belirterek, plozasiranın bu hasta grubunda potansiyel yeni bir tedavi seçeneği olabileceğine işaret etti. Güvenlik profili olumlu bulunmuş, karaciğer enzimleri dahil rutin laboratuvar testlerinde klinik açıdan önemli bir farklılık gözlenmemiştir; tedaviyi bırakma oranı plozasiran grubunda %1,4, plasebo grubunda ise %0,8 olarak kaydedilmiştir.

