HAYATIN TÜM RENKLERİ TEK UYULAMADA!
25 Ağustos 2026’da Şam’da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile yapılan son temas sonucunda SDG’nin bağımsız askeri yapısı resmen sona erdi. Bu karar, Suriye’de uzun süredir devam eden güç mücadelesinde yeni bir sayfa açtı ve ülkenin siyasi‑güvenlik mimarisini doğrudan etkiledi.
Sürecin temeli 10 Mart 2025’te imzalanan mutabakatla atıldı. Anlaşma çerçevesinde SDG’ye bağlı askeri, güvenlik ve idari yapılar feshedildi ve tamamen Suriye Ordusu ile devlet kurumlarına entegre edildi. Aynı dönemde sınır kapıları, havalimanları ve petrol sahaları gibi stratejik altyapılar merkezi yönetime devredildi. 29 Ocak 2026’da imzalanan ateşkes‑ve‑entegrasyon anlaşması, sahadaki çatışmaların ardından kademeli devir sürecini hızlandırdı ve SDG’nin kontrol ettiği alanlardaki kayıplar sonrasında fiili dönüşümü sağladı.
Entegre sürecin siyasi boyutu da önemliydi: SDG’nin üst düzey isimlerinden Ferhat Abdi Şahin’e cumhurbaşkanı danışmanlığı, İlham Ahmed’e ise milletvekilliği teklifi yapıldı. Bu teklifler, Kürtlerin anayasal statüsü, hakları ve ana dilde eğitim konularıyla ilişkilendirildi. Türkiye açısından SDG’nin feshi, Suriye’nin kuzeyinde merkezi hükümetten bağımsız silahlı yapının kalıcı hale gelmesini önleme hedefine hizmet etti ve “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” vizyonuyla bölgesel bir ivme kazandırdı.

