Durgun sular ve iyi temizlenmeyen havuzlara dikkat: Türkiye’de ‘beyin yiyen amip’ tehlikesi var mı?
ABD’de bir çocuğun gölde yüzerek Naegleria fowleri enfeksiyonu geçirip hayatını kaybetmesi, “beyin yiyen amip” ile ilgili endişeleri artırdı. Bu olay, Türkiye’de de benzer bir riskin olup olmadığı sorularını gündeme getirdi. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülay Okay, bu soruları yanıtlayarak konuyu detaylandırdı.
Naegleria fowleri’nin bulaşması için suyun burun boşluğuna yüksek basınçla girmesi gerekir; dalış, yüzme veya atlama sırasında su buruna girer, amip olfaktör sinir liflerini takip ederek beyne ulaşır ve primer amebik meningoensefalit (PAM) yaratır. PAM, şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, koku duyusu bozukluğu, bulantı‑kusma ve ense sertliği ile başlar; kısa sürede koma ve %97’nin üzerinde ölümcül sonuç verir. Sıcaklık termofilik olduğu için yaz aylarında sıcak, durgun tatlı sular, jeotermal kaynaklar, göller ve sulama kanalları en elverişli üreme alanlarıdır. Akıntılı, soğuk akarsular ise risk çok düşüktür; durgun su tek başına tehlike oluşturmaz, sıcaklık, su niteliği ve amibin varlığı birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’de tıbbi literatüre kaydedilen Naegleria fowleri vakaları son derece nadirdir. Çeşitli su kaynaklarından yapılan çevresel çalışmalar amip tespit etmiş olsa da, hastalık görülme sıklığı çok düşüktür. Uygun şekilde klorlanmış ve bakımı yapılmış yüzme havuzlarında risk yoktur; serbest klor seviyesi standartlarda tutulduğunda amip yaşayamaz. İçme suyu şebekelerinde ise amip sindirim sistemi yoluyla enfekte etmez, dolayısıyla musluk suyu tüketimiyle bulaşma olmaz. Ancak burun temizliğinde musluk suyu kullanılmamalı, steril veya kaynatılmış su tercih edilmelidir. Artan ortalama sıcaklıklar ve organik madde miktarı, amibin beslenme ortamını zenginleştirebilir; bu nedenle iklim değişikliğiyle birlikte risk izlenmelidir.

