Perşembe, 10 Eylül 2026

Tahvil piyasası uyarıyor: Faiz artışı kapıya mı dayandı?

Arzu Develi 2 dk okuma 0 yorum

Küresel tahvil piyasasında beklenmedik bir satış dalgası, uzun süredir geride kaldığı düşünülen faiz artışı kabusunu yeniden gündeme taşıdı. Dünya devlerinin borçlanma senetlerinde yoğun satışlar gerçekleşirken, enerji krizi ve merkez bankalarından gelen sert şahin sinyalleri piyasayı çalkalıyor. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimler sonrası Brent petrolün 92 dolara çıkması, faiz indirim senaryolarını tersine çevirdi ve yeni bir parasal sıkılaşma döneminin kapısını araladı. Hürmüz Boğazı geriliminin tetiklediği enerji maliyetlerindeki ani artış, uluslararası fon yöneticilerini panik satışlarına yöneltti. Bu durum tahvil fiyatlarının hızla düşmesine ve getirilerin hızla yükselmesine yol açtı.

Commerzbank Faiz ve Kredi Araştırmaları Başkanı Christoph Rieger’in uyarısında bulunduğu tabloya göre, küresel devlet tahvilleri tarihi zirveleri zorlamaya başladı. ABD’de 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 4,79 % seviyesine tırmanarak Ocak 2025’ten bu yana en yüksek noktaya ulaştı; 30 yıllık getiri ise 19 yılın zirvesine çıktı. İngiltere’de 10 yıllık tahvil getirisi 5,234 % ile 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeyi test ederken, 30 yıllık vadede 1998 rekoru tazelendi. Almanya’da 10 yıllık Bund getirisi 3,339 % bandına çıkarak 2011’den bu yana görülmemiş bir sıçrama kaydetti. Japonya’da 10 yıllık tahvil getirisi 3 % eşiğini aşarak son 30 yılın zirvesine yerleşti.

Jackson Hole toplantısında Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yaptığı enflasyon vurgusu, para politikasına dair dengeleri sarstı. Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırma ihtimali, vadeli piyasalarda hızlıca yüzde 67,5’e fırladı. KBC Bank analistleri, enerji baskısı, şahinleşen para politikaları ve tırmanan mali risk primlerinin bu yükselişin ardındaki faktörler olduğunu belirtti. Washington bütçesi için de derin bir finansman krizine işaret eden tahvil getirilerinin dizginlenemez yükselişi, ABD Hazinesi’nin tahvil geri alımlarını genişletme planını baltalıyor. Eylül verileri, ABD istihdam ve enflasyon göstergeleriyle belirlenen kritik eşik, Fed, ECB ve BoJ’in faiz silahını yeniden çekme riskini kuvvetlendirecek. Piyasa çevreleri, tek bir kararın değil, küresel faiz rejiminin yeniden şekillendiğini vurguluyor.

Arzu Develi
Arzu Develi

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap