İnanır mısınız? Kilo vermek için kullanılan o meşhur iğneler, alkol bağımlılığına karşıda etkili çıkıyor! Amerikan Psikiyatri Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırma, diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan ilacın alkol bağımlılığı üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Ağızdan alınan semaglutid etken maddeli ilaçlar, tedavi arayışında olan yetişkinlerde ağır alkol tüketimini, alkol arzusunu ve alkolle bağlantılı sorunları ciddi şekilde azalttı. İşte sokaktaki vatandaşın diline dolanan bu gelişmenin tüm detayları…
Araştırma, ABD’de yapılan rastgele kontrol gruplu klinik bir çalışma. İkinci faz klinik çalışmaya alkol tüketimini azaltmak veya bırakmak isteyen, orta ila şiddetli düzeyde alkol kullanım bozukluğuna sahip 50 yetişkin katıldı. Katılımcılar rastgele ayrılarak sekiz hafta boyunca günlük oral semaglutid veya plasebo alacak gruplara yerleştirildi. Yani yarısı gerçek ilacı, yarısıda boş hapı aldı. Neyse devam edelim, işin en can alıcı kısmı burada başlıyor…
Semaglutid dozu, ilk dört hafta boyunca günde 3 miligram olarak uygulandıktan sonra kalan dört haftada günde 7 miligrama çıkarıldı. Uzmanlar bu doz artışını, vücudun ilaca alışması ve maksimum etkinin sağlanması için yapıldığını belirtiyor. Peki sonuçlar ne oldu dersiniz? Ağızdan alınan semaglutid, plasebo ile karşılaştırıldığında laboratuvar ortamında değerlendirilen alkol arzusunu veya günlük içki sayısını önemli ölçüde düşürmedi. AMA durun, esas bomba başka yerde…
Plasebo alan katılımcılarla kıyaslandığında, semaglutid kullananların tedavinin son dört haftasında çok daha az sayıda ağır alkol tüketilen gün geçirdiği tespit edildi. Bu kişilerin ayrıca alkol aldıkları günlerde daha az içki tükettiği, günlük alkol arzularında ve alkolün yol açtığı olumsuz sonuçlarda daha fazla azalma bildirdiği kaydedildi. Yani adamlar içmeye devam ediyor belki ama, o eski kafayı bulma hali yok. Daha az içki, daha az arzu, daha az sorun…
Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü Dr. Joseph Schacht araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde çok önemli açıklamalarda bulundu. Schacht, “Bu çalışma, ağızdan alınan semaglutidin, alkolü tamamen bırakmaya çalışmayan kişilerde dahi ağır ve zararlı alkol kullanımını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor” dedi. “Bu özellikle mevcut ilaçlardan fayda görmemiş kişiler için alkol kullanım bozukluğunda yeni bir tedavi seçeneğini temsil edebilir, alkolle bağlantılı sağlık sorunlarını ve sosyal zararları azaltabilir” diye ekledi. Hoca sözlerinin devamında “Daha da önemlisi, ağır alkol kullanımını azaltmak bile hastalar ve aileleri için anlamlı iyileşmelere yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Gelin şimdi rakamlara bakalım. Çalışmanın başlangıcında katılımcılar günde ortalama yaklaşık altı kadeh içki tükettiklerini ve haftada yaklaşık beş gün ağır alkol aldıklarını bildirdi. Düşünün, haftanın beş günü ağır içki… Bu ciddi bir tablo. Katılımcıların neredeyse tamamı Dünya Sağlık Örgütünün riskli alkol tüketimi seviyelerine göre yüksek veya çok yüksek kategoride sınıflandırıldı. Tedavi sürecinin sonunda ise işte asıl mucize ortaya çıktı.
Semaglutid grubundaki katılımcıların yüzde 81’i Dünya Sağlık Örgütü riskli alkol tüketimi seviyesini en az bir kategori düşürürken, bu oran plasebo grubunda yaklaşık yüzde 54 seviyesinde kaldı. Yüzde 81’e bakın, inanılmaz bir oran! Yani ilacı kullananların büyük çoğunluğu risk seviyesini aşağı çekmeyi başardı. Plasebo grubunda bile yüzde 54’lük bir iyileşme olması ayrıca dikkat çekici, bu da çalışmaya katılmanın bile farkındalık yarattığını gösteriyor.
Bakın birde ilginç bir detay var. Çalışma öncesinde kenevir kullandığını bildiren 11 kişilik küçük alt grupta semaglutid kullanımı, kenevir kullanılan gün sayısının azalmasıyla da ilişkilendirildi. Araştırmacılar bu bulgunun keşifsel nitelikte olduğunu vurguladı. Yani bu konu hakkında kesin konuşmak için henüz erken ama, ilacın bağımlılık mekanizması üzerinde daha geniş bir etkisi olabileceği akla geliyor…
Olayın birde şu boyutu var. Aralarında semaglutidin de bulunduğu GLP-1 reseptör agonistleri, halihazırda ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından kilo verme ve tip 2 diyabet yönetimi için onaylanmış durumda. Yani bu ilaçlar zaten piyasada ve milyonlarca kişi kullanıyor. Giderek artan kanıtlar, zayıflama ve şeker hastalığı tedavisinde yararlanılan bu GLP-1 ilaçlarının alkol tüketimini de etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu da demek oluyor ki, alkol bağımlılığı için yeni bir ilaç geliştirmeye gerek kalmadan mevcut ilaçlar kullanılabilecek. Bu hem zamandan hem de maliyetten büyük tasarruf sağlar.
Araştırmacılar, daha geniş kapsamlı klinik çalışmaların yapılmasının gerekli olduğu ve semaglutid ile diğer GLP-1RA grubu ilaçların alkol kullanım bozukluklarının tedavisinde yaygın kullanım potansiyeline sahip olduğu sonucuna vardı. Yani önümüzdeki dönemde bu konuda çok daha fazla araştırma göreceğiz gibi görünüyor. Söz konusu çalışma; ABD Ulusal Alkol Suistimali ve Alkolizm Enstitüsü, Ulusal İleri Çevrimsel Bilimler Merkezi, Hewit Family Foundation ve ismini açıklamayan bir aile bağışçısı tarafından finanse edildi.
Bu arada araştırmayı yayınlayan Amerikan Psikiyatri Birliği’nden (APA) de bahsedelim. 1844 yılında kurulan APA, ABD’deki en eski tıp derneği olma niteliğini taşıyor. Ruhsal hastalıkların teşhisi, tedavisi, önlenmesi ve araştırılması alanında uzmanlaşmış 40 bin 400’den fazla doktor üyesi bulunan APA, aynı zamanda dünyanın en büyük psikiyatri birliği konumunda. Böyle prestijli bir kuruluşun dergisinde yayımlanan bu çalışma, bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Sağlık uzmanları, bu bulguların özellikle mevcut tedavilerden fayda görememiş hastalar için umut verici olduğunu belirtiyor. Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan mevcut ilaçlar herkeste işe yaramıyor, yan etkileri olabiliyor. İşte bu yüzden yeni tedavi seçenekleri büyük önem taşıyor. Semaglutid gibi zaten güvenliği kanıtlanmış bir ilacın alkol bağımlılığında da kullanılabilmesi, tedavi sürecini kökten değiştirebilir.
Neyse, işin özü şu: Zayıflama iğnesi diye bilinen bu ilaçlar, alkol bağımlılığıyla mücadelede yeni bir umut oldu. Araştırma sonuçları gerçekten etkileyici. Ama uzmanlar daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini de vurguluyor. Bakalım bundan sonra neler olacak, bu ilaçlar alkol bağımlılığı tedavisinde resmi olarak kullanılmaya başlanacak mı? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber